Hola Argentina! Hola Buenos Aires! 2

Hola Argentina! Hola Buenos Aires!

2.Kısım

 

Buenos Aires’te 2.günümüze güzel bir başlangıç yapmak istiyoruz. Hava gayet güzel, sanki İstanbul’da sonbahar yaşıyorsun gibi.. Ağaçlar yapraklarını döküyor; yağmur yok.. Bu yüzden mümkün olduğunca yürümeyi tercih ediyoruz; çünkü sokakları, evleri, insanları daha yakından görme şansı buluyoruz.

Recoleta’dan çıkıp yakınlarda Montevideo caddesindeki “Tea Connection” isimli mekanda kahvaltımızı yapmaya karar veriyoruz. İçerinin dekorasyonu oldukça güzel, mekanın sloganı “Buenos Comidas, Buenos Momentos” yani “Güzel yemekler, güzel anlar”. Dünyanın farklı bölgelerinden bir çok farklı çay çeşidini burada bulmanız mümkün, kahvaltı için seçtiğiniz yemeğin yanında çayınız ücretsiz olarak geliyor. Mekan tam home office yaparken kullanılabilecek sakinlikte ve rahatlıkta 🙂 Çaylarımız yanında kum saati ile beraber geliyor, ne kadar demlememiz gerektiği bilgisini de garsondan aldıktan sonra keyifli bir kahvaltı yapıyoruz 🙂

P5_2

Buenos Aires bizim için bu uzun ve bazı anları zorlu geçecek seyahatimize başlamadan önce biraz daha rahat zaman geçirebileceğimiz, keyif yapacağımız ve aslında özellikle büyük şehirleri sevmeyen yol arkadaşımın sırf ben istiyorum diye uğradığı bir yer 🙂 Bu sebeple benim Buenos Aires notlarımda fazla turistik aksiyondansa; gidilen mekanlar, yemek yenen yerler ve gezilen alanları bulabileceğinizi önceden belirteyim. Sonra “amma çok yemişsiniz” gibi yorumlara maruz kalmadan açıklama yapmak istedim, ki beni tanıyanlar bilir gezmek aynı zamanda yemektir benim için 🙂

Kahvaltımızı yaptıktan sonra Tripadvisor’da Buenos Aires’teki toplam 2400 mekan arasında 8.sırada olan Smeterling isimli şirin pastanede alıyoruz soluğumuzu.. Daha yeni kahvaltıdan kalkmış olsak da, ufak bir tatlının kimseye zararı olmaz diyoruz ve Dulce de Leche yani süt reçelli kek ve yanında çaylarımızı ısmarlıyoruz. Fotoğraftan da görebileceğiniz gibi keki paylaşıyoruz zaten 🙂 Eğer siz de birbirinden farklı tatlılardan birini denemek isterseniz, yolunuzu Uruguay caddesindeki Smeterling’ten geçirebilirsiniz..

P5_3

Artık hedefimiz pazar günleri açık olan San Telmo pazarına gitmek. Yine yürümeyi tercih ediyoruz. Buenos Aires demek 7 şerit gidiş, 7 şerit dönüş olan tek ışıkla karşıdan karşıya geçmenin imkansız olduğu caddeler demek benim için; koşsanız bile olmuyor olmuyor.. Yine bu caddelerden geçerken Obelisk’ten geçiyoruz, aynı zamanda buralarda çok popüler olan heykel amcalarla yol üzerinde foto çektirmeyi de ihmal etmiyoruz. Yolumuzun üstünde olan ve bütün kitaplarda yazan Buenos Aires’in en eski kafelerinden biri olan Cafe Tortoni’ye uğruyoruz. Burası 1858’ten bu yana açık olan, içerisinde akşam gösterilerinin de yapıldığı bir kafe. Ama bana soracak olursanız, hiç gidip de zamanınınızı boşa harcamayın. Çok turistik bir yer, kötü ve kaba servis diye özetleyebilirim mekanı. İçeride dünya’nın en ünlü kafeleri şeklinde bir afiş vardı; Viyana’daki Cafe Central ve Budapeşte’deki Cafe New York’a gitmiş biri olarak söyleyebilirim ki oralara gidin, buraya gelmeyin..

P5_4

San Telmo bölgesi Buenos Aires’te oldukça fazla karşılaşacağınız muraller ile yani sokak sanatı ile ünlü bir bölge. Pazara doğru ilerlerken, birbirinden güzel duvarların hangisinde fotoğraf çekeceğimizi şaşırıyoruz. Buradaki favori duvarlarımdan birisi, “Papel Principal” yazılı olan duvar. İspanyolca başrol anlamına geliyor; “Hayatımızın başrolü kimde?” sorusunu hatırlamama yardımcı oluyor, belki de ondan bu kadar çok sevdim kendisini..

P5_5

San Telmo pazarı için fazla kalabalık, bazı alanları da fazla turistik diyebilirim. Ama buraya gelmişken kesinlikle uğranması gereken yerlerden; sokakta birbirinden renkli gösterileri izlemek için de çok uygun bir yer. Arjantin’in ünlü tango performanslarını, kukla gösterilerini, farklı müzik türlerini dinlemek için sokaklar en güzeli.

P5_6

Pazarın olduğu bölgede özellikle uğramanız gereken 2 yer var; bunlardan ilki pazarın başlangıcındaki “Galeria de la Inmaculada Concepcion Antigueadades”. İsminin uzunluğu sizi korkutmasın, kendisi “Antikacılar Çarşısı”. İçeride çeşit çeşit eşyalar, gümüşler, avizeler ve daha neler neler bulmak mümkün.. Dükkanların hepsi o kadar dolu ki dükkan sahiplerini zor bulabiliyorsunuz o kadar eşya içerisinde..

P5_7

Uğramanız gereken ikinci çarşı ise “Antiguo Mercado Patio de Artisanos”. Burası da yine bir kısmında antika ürünlerin olduğu, ayrıca ev yapımı eşyaların, yemeklerin, meyvelerin de satıldığı şirin bir pazar. Pazarın arka kapısında sosis yemek için oldukça lokal bir mekan bulunuyor, isimsiz olan mekanın numarası 471. Lokallerle dolu, duvarlarında notların asılı olduğu mekandaki tatları biz damak tadımıza uygun bulmasak da siz denemek isteyebilirsiniz 🙂

P5_8

Pazardan sonra kendimizi Plaza Dorrego’da buluyoruz, burada aşkın ve dansın yaşı olmadığını bizlere gösteren tango yapan bir çifti izleme şansını yakalıyoruz. Gerçekten de inanılmaz bir his, yaşadıklarını bize dansla aktarabiliyor olmaları.. Büyülenmek ve gözlerimizi kırpmadan onları izlemek dışında yapabileceğimiz başka bir şey yok!

P5_9

İkinci günümüzde bir sonraki durağımız; La Boca. La Boca’yı mümkün oldukça karanlığa kalmadan ziyaret etmek istedik, çünkü bu bölgenin pek tekin bir muhit olmadığını okumuştuk. Biz biraz da araç bulamadığımızdan, Boca Juniors stadının yanından yanından gezerek asıl turistik olan bölge Caminito’ya ulaştık. Bu bölgeyi Buenos Aires’in önemli bölgelerinden biri yapan şey rengarenk evleri. Evlerin yanı sıra duvarlarda birbirinden güzel duvar resimleri, restoranların önünde biraz da turistleri mekana çekmek için tango yapan çiftler. Bana soracak olursanız çok ama çok turistik, ama uğramadık dememek için tabi ki de ziyaret ediliyor taa oralara kadar gitmişken.. La Boca ile ilgili güzel olan şey, futbol ruhunu her yerde hissedebilmeniz aslında. Kendilerini Republica de La Boca, yani ayrı bir cumhuriyet olarak adlandırıyorlar.. Neredeyse lokal herkesin üzerinde Boca Juniors forması var. Maradona’nın doğduğu bölge olduğu için onların tanrısı bir yandan da Maradona ve sokaklar onun gibi olma hayaliyle yanan, futbol oynayan çocuklarla dolu..

P5_10

Hava kararmak üzereyken taksiye atlıyoruz, yemek yemeye Puerto Madero’ya limana doğru yol alıyoruz. Gün batımını limanda izleyip; sonrasında et, italyan, deniz ürünleri ve daha fazlasını aynı yerde bulabileceğimiz Puerto Crystal adlı mekana oturuyoruz. Boğazda yemek yiyormuşsunuz gibi liman manzarasıyla yemek yiyebilirsiniz, ama mekanın tat anlamında averaj olduğunu söylemeden edemeyeceğim.

P5_11

Buenos Aires’teki ikinci günümüzü de bu şekilde tamamlıyoruz, bundan sonra bir tam günümüz daha var gezmek için.. Ama biz biraz şehri bitirmiş gibi hissediyoruz, bakalım üçüncü gün bize neler sunacak..

Her şey gönlümüzce olsun.

Sino

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s