Gezmeye karar vermesi ayrı, gitmesi ayrı.. 2. Kısım

“.. Gitmesi Ayrı”

Günlerden 29 Mayıs Cuma’ydı, zamanında Fatih’in İstanbul’u fethettiği o önemli gün 🙂 Benim içinse bugünün bambaşka bir anlamı vardı artık; çünkü aileme büyük turumun detaylarını ilk defa anlatmış, onlardan da onayımı almıştım!

Aslına bakarsanız bu hayali konuşmaya başladığımız ilk günden beri içim içime sığmıyordu, heyecandan az uyku uyur olmuştum.. (Yakın çevrem çok iyi hatırlar 🙂 ) Bir de 29 Mayıs’tan sonra çok büyük bir hayalin gerçekleşmesine adım adım yaklaşmaya başlayınca, bu önümdeki 3 haftayı iş hayatımdaki en yoğun, çok koşuşturmacalı ve bol toplantılı sanki yeni bir ürün lansmanı zamanına benzeyen bir şekilde geçirdiğimi söyleyebilirim sanırım 🙂 En önemli fark; bu sefer kendi hayatıma dair çok önemli bir proje içindi bütün hazırlıklar; bu da süreci her zamankinden çok çok daha keyifli yapıyordu 🙂

Bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi; böyle bir tura çıkacak herkes için önce düşünülmesi, sonra halledilmesi gereken oldukça fazla operasyonel iş var.. Ama bunlar mı bizi korkutacak diyorum ve bir gün olur da siz de böyle bir tura yelken açarsanız diye aşağıda bizim ne gibi hazırlıklar yaptığımızı sizlerle paylaşıyorum 🙂

+ Öncelikle Excel candır! Bu kadar detaylı hazırlık yaparken, herhangi bir şeyi atlamamak için yapılacaklar, alınacaklar, seyahat tarihleri ne kadar farklı dosya hazırlamak istiyorsanız yapın. Fazlası emin olun göz çıkartmaz, hatta yardımı dokunur 🙂 Ben şanslıydım itiraf ediyorum; bir yatırım bankacısı ile yola çıkınca kendisi excellerin kralını hazırlayıp, sürekli de yeni yeni versiyonları ekliyordu 🙂

+ Çok okumak, araştırmak süreç için ne kadar faydalı da olsa, ben biraz insan odaklı biri olduğumdan sanırım; bilene, gidene, eşe, dosta danıştım bol bol 🙂 Zamanında kendilerine pek imrendiğim; işlerini bırakarak benzeri bir turu Asya’ya yapan Büşra-Emre çiftinden en güzelinden bütün tüyoları kaptım. Tabi blog açacak olunca daha önceden beraber çalıştığım bütün ekip arkadaşlarım, ajanstan arkadaşlarım, yakın arkadaşlarım, ailemden de bol bol fikir ve yardım aldım.

+ Yapılacakların en başı, tabi ki de sağlık! Bu kadarını gerçekten beklemiyordum; ama Seyahat Sağlığı Merkezi ücretsiz olarak hizmet veren, zorunlu aşılarınızı olabileceğiniz, gideceğiniz ülkelerdeki hastalıklarla ve korunma yolları ile ilgili detaylı bilgi alabileceğiniz gayet başarılı bir kurum. Bu siteden Türkiye’de bu merkezlerin nerelerde olduğuna ve gideceğiniz ülkelerle ilgili faydalı linklere ulaşabilirsiniz. (İstanbul’da olanlar için güzel haber, Karaköy Liman’da oldukça merkezi bir yerde. ) Merkezin yönlendirmeleri ile sarı humma, tifo aşılarımızı vurulduk; ücretsiz sıtma ilaçlarımızı ve uluslararası aşı kartlarımızı (pasaport kadar önemli bir belge) aldık. Hatta seyahat için ne gibi ilaçlar taşıyalım onun da bilgisini aldık.

+ Sağlık olmazsa gezi burnumuzdan gelir çekincesiyle ufak tefek ne gibi şikayetlerimiz varsa, kendimizi ilgili hekimlerin yanında bulduk. Önlem almak her zaman iyidir, ekstradan tetanoz aşılarımızı da olduk.

+ Mümkünse hiçbirini kullanmaya ihtiyaç duymamak dileğiyle oldukça yüklü bir sağlık paketi hazırladık. İçinde neler var diyecek olursanız; genel antibiyotik, ateş düşürücü, ağrı kesici, kas gevşetici, soğuk algınlığı ilacı, pastil, vitamin, mide bulantısı ve ishal için ilaçlar, alerji ilacı, böcek sokması ve yanık için kremler diyebilirim. Ek olarak da dezenfektan, krem, multivitamin, yara bandı ve döner dönmez düğüne katılacağım için de ilk defa kullanacağım jet lag ilacını da sepetime ekledim 🙂 Sadece ne kadar da çok olduğunu göstermesi için resmi de sizlerle paylaşıyorum, siz kesinlikle doktorunuza danışarak ilaçları temin edin; biz de öyle yaptık.

foto_no_exif (7)

+ Yine sağlık ve güvenliği içeren başka önemli bir kısım ise, sigorta 🙂 Detaylı bir sağlık sigortası zaten olmazsa olmazlardan; ancak bunlara ekstra olarak yolculukta oluşabilecek durumlar için de bagaj kayıp, hırsızlık vb ekstra sigortalar yaptırabilirsiniz. Kredi kartlarınızın limitleri yüksekse düşürmek ve çalıntı durumları için ekstra kart sigortaları almayı da değerlendirebilirsiniz.

+ Bu kadar uzun bir yolculuğa çıkarken fazla miktarda nakit taşımak da güvenli olmayacağı için, hangi bankanın bankamatik kartı ile işlem yapacağınıza da komisyon oranlarını araştırarak karar verebilirsiniz.

+ Küçük bir detay ama, eski pasaportunuza işlenmiş, hala geçerli olan vizeleriniz varsa eski pasaportunuzu da yanınıza almayı sakın ha unutmayınız! (Ben az kalsın yapıyordum)

+ Kötü olaylar hepimizden uzak olsun tabi ki, ama önemli dokümanlarınızın fotokopilerini de yanınıza almayı unutmayın. Birer kopyasını da Türkiye’de ailenizde bırakmanız önlem açısından güzel olabilir.

+ Gelelim telefon kısmına, akıllı telefonunuza güvenmeyiniz. Yanınıza eski tarz bir takoz alınız. Burcu Atasoy saolsun böyle demişti bana, nitekim telefonum ilk hafta çalınınca kendisinin kulaklarını bol bol çınlattım. Ben yapmamıştım ama yanınızda ekstra sim kart götürmek de çok faydalı olabilir, ben TR hattımı maalesef kullanamıyorum şu anda 😦

+ Telefon, kamera ya da başka elektronik cihazlarınızı dağda, ormanda, çadırda, yoklukta şarj etmek için Power Bank kesinlikle alınız. Sağolsun canım arkım Başak sayesinde, en zor anlarımda hep yanımda 🙂

+ Çantalarınızı, önemli eşyalarınızı güvenli tutmak adına birkaç tane kilit almak da çok faydalı oluyor benden söylemesi.

+ Çanta demişken, günlük turlarda taşıyabileceğiniz bir sırt çantası kesinlikle olmalı. Benim önerim dışında cepleri olanları tercih etmeniz ve koyu renk bir çanta almanız. Ben açık renk bir çanta almıştım, artık rengi değişti diyebilirim. Dış gözler de özellikle suyunuzu kolayca içebilmeniz için önemli.

+ Günlük tutmak, notlar almak için defter ve kalem.. Zaman çok hızlı geçiyor, çok fazla yer görüyor insan.. Bu yüzden sonrasında orası neydi, ne yapmıştık ki dememek için şart!

+ Fotoğraf makineniz canınız her şeyiniz, suda orada burada çekim yapıcam diyorsanız gopro da güzel seçenek olabilir 🙂

+ Gelelim en önemli kısımlardan bir tanesine.. Kıyafet ne almalı, ne kadar almalı.. Burada en fazla dikkat etmeniz gereken nokta sırt çantasıyla gezmeye karar verdiyseniz o kiloların her biri size yol, su, elektrik olarak dönüyor. Normalde 4 günlük tatillere 10 kilo eşya götüren ben :p, yola çıkış çantamı tam 12 kilo hazırlamayı başardım.. Ancak gelin bir de bana sorun, kaç kez içinden eşyaları ata ata final haline geldiğimi!

Kıyafet kısmı başlı başına ayrı bir başlık olabilir ama bu yazı uzun olacak besbelli diyor, buradan neler götürdüğümü sizlerle paylaşıyorum: Su geçirmez Goretex bir trekking ayakkabısı, sandalet, polar, yağmurluk, kızlar için kesinlikle tayt, hem şort hem pantolon olabilen alt, tshirt, kot gömlek, kot, sıcak tutacak ama az yer kaplayacak kazak, şal, motorcu bandı, mayo, ince havlu ya da peştemal, bol çorap ve çamaşır 🙂

Şimdi bizim ilk çantamızın içindekiler yaklaşık olarak böyleydi, ama yapılması gereken en önemli şeyin gideceğiniz ülkelerin hava durumunu detaylı araştırmak olduğunu söyleyebilirim. Biz minimum 0 derecelere gidiomuşuz gibi tasarlamıştık, ama gerçekler -25’i zaman zaman da olsa buldu :p Bu yüzden termal üst, alt, çorap, bere, eldiven, sıcak tutacak ince mont gibi alışverişler yapmak durumunda kaldık 🙂 Uzun süreli trekking turlarına katıldığımız için su matarası gibi şeyler de edindik, ama hepsini Türkiye’den çıkarken almak bir seçenek; yolda eklemek de diğer bir seçenek.. Tam 1 aydır şapka alıcaz, onu bir türlü beğenemedik mesela..

+ Ek olarak özellikle Türkiye’de kullandığınız belli başlı hijyen, temizlik ya da kozmetik ürünü markaları varsa yanınızda küçük boylarını götürmeyi düşünebilirsiniz. Ben bağzı ürünler için Türkiye’dekinin 2 katını ödemek zorunda kaldım :p

+ Son son son olarak da akıllı telefonunuz dışında sizi uzaktaki sevdiklerinize ne bağlayacaksa, tablet ya da laptop onu da en hafifinden edinin 🙂 Ben bu yazılarımı onun sayesinde sizlere ulaştırabiliyorum!

Kimse alıp başını gitmenin çok kolay olduğunu düşünmesin, pek fazla işi var.. Ama hoop hepsini hallediyorsunuz, kendinizi o hava alanında sırt çantanızla buluveriyorsunuz 🙂 Bende işte tam da öyle oldu.. “Eeee hadi o zaman bana müsaade!” dedim ve 19 Haziran’da kendi yoluma çıktım..Umarım isteyen herkes o muhteşem anı yaşar!

Her şey gönlümüzce olsun 🙂

Sino

Bu uzun yazının neşeli bir özeti :)

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s